Bilgi, kültür ve güvenilir içerik platformu.

İlk Çocuk ve İkinci Çocuk Neden Farklı? Nerede Hata Yapıyoruz?
Kendi aile yaşantınızda veya çevrenizde; “Neden bu kadar farklılar?” ya da “Neyi yanlış yapıyoruz?” sorusunu çok kez duymuşsunuzdur. Peki sorun gerçekten ebeveynlerde ya da çocuklarda mı? Gelin bakalım.
Aile içinde ilk çocuğun ve ikinci çocuğun dinamikleri her zaman farklı olmuştur. Bazen ebeveynlerden, çocuklarının birinde aynı otoriteyi ve yakınlığı sağlayamadıklarını, ebeveyn-çocuk ilişkisinde sorunlar yaşadıklarını duyarız. “Bunların elbette ki tek bir nedeni yoktur ve tek bir çözümle açıklanabilecek durumlar değildir.” İlk çözüm, iki çocuğun da birbirinden farklı karakterlerde olduğunu kabullenmekten geçer.
İlk Çocuk ve İkinci Çocuk Neden Bu Kadar Farklı Olabilir?
Aynı aile içerisinde büyüyen kardeşlerin dahi birbirlerinden belirgin şekilde farklı özellikler gösterebildiği bilinmektedir. (Dunn & Plomin, 1991). Aileler ilk çocuklarında yaşadıkları deneyimleri, kurdukları bağı içten içe “normalize” ederler. Bunun sonucunda ikinci çocukta karşılaştıkları farklı bir durum, onlarda alarm çanlarını çalmasına neden olabilir.
İki çocuk da birbirinden farklı. İlk çocuğunuz karakter yapısı olarak daha samimi, sıcakkanlı, uyumlu, duygularını dışa vurarak kendini ifade ederken; ikinci çocuğunuz daha bireysel, temastan ve yakınlıktan hoşlanmayan, duygularını kendi içinde yaşayan bir çocuk olabilir. Ve işin gerçeği şu ki: Bu iki kişiliğin de tek bir normali ya da doğrusu yoktur. Yalnızca farklılıklar ve alışkanlıklar vardır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu farklılıkları doğrudan doğum sırasına bağlamamaktır. Araştırmalar, doğum sırasının kişilik özellikleri üzerinde sanıldığı kadar belirleyici olmadığını göstermektedir (Rohrer, Egloff, & Schmukle, 2015).
Alışkın olduğunuz iletişim biçimini çocuklarınızdan birinde yakalayamadığınızda bunu “ters giden bir şeyler var” diyerek yorumluyor olabilirsiniz. Fakat burada yalnızca iki farklı karakter olduğunu kabul etmek, aile içi dinamiklerin sağlıklı ilerlemesi için son derece önemli bir noktadır. Bir diğer farkındalık; ebeveynler ve nesiller.
Özellikle iki çocuk arasında yaş farkı fazlaysa, ilk çocuğunuzu dünyaya getirdiğiniz zamanki siz ile ikinci çocuğunuzu dünyaya getirdiğiniz zamanki siz arasında uçurumlar olabilir. 20 yaşındaki heyecanlı, enerjik ebeveynlik deneyiminiz ile 30 yaşındaki ebeveynlik deneyiminiz, siz farkında olmasanız bile değişkenlik gösterebilmektedir.Sizin fark etmediğiniz bu değişkenlikler, hayata ilk defa gözlerini açmış, ilk duygularını sizinle
yaşamış ve her şeyi sizden öğrenerek büyümüş çocuğunuz için aynı anlamı taşımıyor
olabilir. Şimdi bir durup düşünelim.
İlk çocuğunuza gösterdiğiniz tahammül seviyesi ile ikinci çocuğunuza gösterdiğiniz tahammül seviyesi aynı mı? Yaklaşımınız ve kurallarınız aynı mı? Bu, birini iyi veya diğerini kötü olarak ayrıştırmak değildir. Bu yaklaşımın içine deneyimlerinizden hayat şartlarına, sosyal şartlarınızdan ekonomik koşullarınıza kadar birçok değişken girmektedir. Aile bir dinamiktir ve dinamikler hiçbir zaman sabit kalmaz. Bazen sadece durup fark etmek gerekir. Belki de hata, farklılığı bir problem olarak görmemizdedir ?
Sevgiyle kalın.
Nisa Nur Kuşlu
Kaynakça
Dunn, J., & Plomin, R. (1991). Why are siblings so different? Family Process, 30(3), 271–283.
Kojima, Y. (1999). Mothers’ adjustment to the birth of a second child: A longitudinal study on use of verbal and nonverbal behaviors toward two children. Psychological Reports, 84(1), 141–144.
Kolak, A. M., & Volling, B. L. (2013). Coparenting moderates the association between firstborn children’s temperament and problem behavior across the transition to siblinghood. Journal of Family Psychology, 27(3), 355–364.
Kuo, P. X., Volling, B. L., & Gonzalez, R. (2017). His, hers, or theirs? Coparenting after the birth of a second child. Journal of Family Psychology, 31(6), 710–720.
Rohrer, J. M., Egloff, B., & Schmukle, S. C. (2015). Examining the effects of birth order on personality. Proceedings of the National Academy of Sciences, 112(46), 14224–14229.



